
Narsisizm, kişinin kendisini aşırı önemli görmesi, sürekli ilgi ve hayranlık beklemesi, eleştiriye tahammül edememesi ve empati kurma kapasitesinin zayıf ya da hiç olmamasıyla tanımlanan bir kişilik yapılanmasıdır. Bu özellikler bir spektrum üzerinde farklı yoğunluklarda görülebilir; ancak gerçek bir narsistle yakın bir ilişkide bulunmak, zamanla ruhsal sağlığınızı tehdit eden toksik bir deneyime dönüşebilir.
Eğer narsist bir eşiniz ya da yakın bir arkadaşınız varsa, muhtemelen şu örüntülere yabancı değilsinizdir:
- Görmezden gelinmek ve değersizleştirilmek: Narsist kişi, özellikle sosyal ortamlarda sizi yok sayar. Kalabalık içinde sizinle göz teması kurmaz, söylediklerinizi duymazdan gelir. Sanki orada değilmişsiniz gibi davranır.
- Aşağılama ve pasif-agresif övgüler: Görünür olduğunuzda ise, sizi küçük düşüren imalarla konuşur. Övgü gibi görünen sözlerinin arasında bile sizi değersizleştiren ifadeler saklıdır. Bu, sistematik bir psikolojik yıkım aracıdır.
- Merkezde olma takıntısı: Narsist kişi her ortamda ilgi odağı olmak ister. Başkalarının takdirini almak, kendisine yönelen hayranlığı sürdürmek için sürekli bir çaba içindedir.
- Empati yoksunluğu: Onun için sizin üzülmeniz, kırılmanız ya da kendinizi kötü hissetmeniz bir anlam taşımaz. Çünkü sizin hislerinizi anlayamaz; anlamaya da ihtiyaç duymaz.
- İkiyüzlü davranışlar: Narsist kişi yalnızken size karşı daha nazik, hatta zarif olabilir. Bu, çoğu zaman sizi yanıltmak içindir. Gerçekte sorunu sizinle değil, dış dünyada kendini nasıl konumlandırdığıyladır. Toplum içinde kimlik çatışması yaşar; yalnızken size yakınlık gösterirken, kalabalık içinde sizi dışlar, yok sayar ya da aşağılar. Böylece sizi sürekli bir duygusal gelgit içinde bırakır.
- Savunmacılık ve inkar: Ona davranışlarıyla ilgili geri bildirim verdiğinizde hemen savunmaya geçer. Ya inkar eder, ya da suçu size atar. Asla sorumluluk almaz.
- Yalıtım ve yalnızlaştırma: Narsist kişi, arkadaşlarınızla birlikte olduğunuzda sohbetin merkezine kendisini yerleştirir; sizinle kurulan her teması gölgede bırakır. Bu durum zamanla arkadaşlık bağlarınızın zayıflamasına ve sosyal çevrenizden uzaklaşmanıza yol açar. Ayrıca sizin hoşlanmadığınız, hatta size selam dahi vermeyen kişilerle özellikle yakınlık kurar. Çünkü sizin rahatsız olmanız, onun için gizli bir haz ve üstünlük duygusu yaratır. Sizin kırılganlığınız onun güç gösterisinin bir parçası haline gelir.
- Kıskançlık ve rekabet: Sizin başarıya ulaşmanızı, takdir edilmenizi istemez. Övülmeniz ona tehdit gibi gelir. Sizi över gibi yaparken bile aslında sizi küçültür, kendisini ön plana çıkarır.
- Zayıf yanlarınızı silah haline getirir: Ona açıldığınız, güvendiğiniz her duygu bir gün aleyhinize kullanılabilir. Duygusal yaralarınız onun için bir silah gibidir. Bu yüzden bir narsistle asla sır paylaşılmamalıdır.
Peki Narsist Biriyle Nasıl Baş Edilir?
Kısaca: Edilemez. Çünkü bir narsist değişmez. Terapiye gitmesi zordur; gitse bile terapiyi manipüle eder, terapisti kendine hayran bırakmaya çalışır. En acı gerçeklerden biri de şudur: Narsisizmin kalıcı bir tedavisi yoktur. Onlar başkalarıyla ilişki kurmak için değil, başkalarını kendi ihtiyaçlarına hizmet eden nesnelermiş gibi kullanmak için var olurlar.
Yapılabilecek tek şey sınırlarınızı net ve kararlı bir biçimde çizmek, hatta gerekirse o kişiden tamamen uzaklaşmaktır:
- Eğer bu kişi bir arkadaşınızsa, yollarınızı kesin.
- Eğer bu kişi eşinizse, onun dahil olduğu sosyal ortamlardan uzak durun, ortak çevrelere katılmayın, onunla tartışmalardan kaçının. En nihayetinde, sizi sürekli değersizleştiren bir ilişkiyi sürdürmenin hiçbir onarıcı yönü yoktur. Gerekirse tamamen ayrılmayı düşünün.
- Unutmayın: Bir narsistle ilişki, sizi siz olmaktan çıkarır. Kimliğinizi, özgüveninizi ve iç huzurunuzu kemirir.
Bu ilişki biçimini sağlıklı kılmanın yolu yoktur. Kendi ruhsal bütünlüğünüzü koruyabilmek için mesafe şarttır. Narsist birine en büyük ceza, onu görmezden gelmek ve hayatınıza dahil etmemektir.
Ayse Nart

Skriv et svar